Gönderen Konu: örgütlenme üzerine  (Okunma sayısı 1583 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3187
örgütlenme üzerine
« : 10 Kasım 2011, 11:15:19 »
Sınıfla siyaset arasında olması gereken birliğin yokluğu,yaşamın tüm alanlarında karşımıza çıkıyor.
Eğer, bugün sendikalar,sınıf sendikacılığından vazgeçmişse!
Eğer ,bugün düzen karşıtı eylemler,basın açıklamaları,bir kaç yüz kişiyi geçmiyorsa!
Eğer, bugün birileri kitlesellik adına olmadık taklalar atarak,sonuçta bayraklı mitingler düzenliyorsa!
Hala bu ülkede birileri kemalizmin artık savunamadığı değerleri savunmayı kendilerine görev ediniyor ve onların bıraktığı boşluğu doldurmaya talip olabiliyorlarsa!
Demek ki ideolojik ve politik hatta bir sorun var demektir.
O sorun da,yukarda değindiğimiz,sınıfla siyaset arasında var olması gereken birliğin sağlanamadığıdır.
Ne yapılmalıdan önce,politikanın yapılacağı alanı tanımlamamız gerekmektedir.
Politika , burjuvazinin belirlediği alanın dışına çıkartılmalıdır derken,politikayı gündelik yaşamın bir fonksiyonu haline getirelim derken kast ettiğimiz budur.
Alan tanımlamasını,bu temelde yapmak zorundayız.
Yani sınıf mücadelesinin en keskin biçimde yaşandığı bu temelde.
Bırakalım,kent orta sınıfının(tuzu-kuru) taleplerinin peşinde koşmayı(Cumhuriyet Mitingleri)!
Bırakalım,kemalistlerin içersinde kendimize müttefik aramayı!
Onlardan daha öncelikli gitmemiz gereken,ilgilenmemiz gereken bir işçi sınıfı var.
Fabrikalarda,atölyelerde,kısaca işliklerde bizi bekleyen,sahipsiz üç beş sendika bürokratının insafına terk edilmiş işçi sınıfı.
Kolay değil tabi,oralarda çalışma yapabilmek.
Kolay değil tabi,Sendika bürokratlarının egemenliğini kırabilmek.
Ama başkaca yolumuz yok.
Örgütlenmeliyiz arkadaşlar.
Yaşamın her yerinde.
Yaşam nerde yürüyorsa biz de orada olmalıyız.
Tabi oralarda sağlıklı kalabilmek için,sağlıklı araçlarla oralara gitmeliyiz.
Sendikalar,artık tamamen sendika bürokratlarının ellerinde,sınıf sendikacılığını bir yana bırakmış,birer düzen kurumları haline gelmişlerdir.
O nedenle,yepyeni sınıf örgütlerine gereksinme vardır.
Bu örgütler,konseyler veya komiteler biçiminde örgütlenmiş,hiyerarşiden uzak,doğrudan demokratik işleyişi benimsemiş örgütler olmalıdır.
Tabandan örgütlenmeyi hedef edinmiş bu örgütler,aynı zamanda,tabandan baskıyla sendikalarıda sınıf sendikacılığı yapmaya zorlar.
Bu örgütlerin bir adım sonrası,bu tür örgütlenmelerin yaşam alanlarında,mahallelerde yaşama geçirilmesidir.
Bunlar aynı zamanda birer ERK odaklardır!
Bunlar aynı zamanda bugünden,YARINI KURMANIN araçlardır.
Sınıfla siyaset arasındaki birlik,ancak bu biçimde kurulur.Siyaset ancak bu biçimde gündelik yaşamın bir fonksiyonu haline gelir.
Ancak o zaman işçi sınıfı,karşıdan kuruculuk misyonunu gerçekleştirir
İşte o zaman işçi sınıfı politikleşir.
Tabiki tüm bunları kotaracak,doğru teori ile donanmış,sınıfın en bilinçli kesiminin oluşturduğu,sınıf eksenine dayalı işçi sınıfının partisidir.
Yani Leninist Parti.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET