Gönderen Konu: ütopik sosyalizm bilimsel sosyalizm  (Okunma sayısı 4840 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3352
ütopik sosyalizm bilimsel sosyalizm
« : 01 Ocak 2012, 13:34:36 »
Ütopik Sosyalizm ile Bilimsel sosyalizm arasındaki en temel ayırım,Ütopik Sosyalizm'in iradeci,yani VOLANTARİST olmasıdır.
İradeyi temel alan ve İRADEYLE toplumsal gelişimi açıklamaya çalışan Ütopik Sosyalizm,insanın yabancılaşmasına,insana aykırı faaliyetlerin ortaya çıkmasına neden olan maddi koşulları ortadan kaldırmadan,salt iradi olarak insanın özgürleşeceğini savunur.
Bu bağlamda metafizikçidir,bu bağlamda İDEALİSTTİR.
Lenin Ütopik Sosyalizmi,Küçük Burjuva Sosyalizmi olarak niteler.
Ütopik Ve Bilimsel Sosyalizm adlı kitabında Şöyle der;
"Bundan otuz yıl öncesine dek, Marksizm Almanyada bile egemen doktrin değildi;küçük burjuva sosyalizmi ile işçi sınıfı sosyalizmi arasında yer alan gelip geçici,karma ve derleme bir takım görüşler ağır basıyordu,
Latin Ülkelerinde,Fransa,İspanya ve Belçikada ileri işçiler arasında en yaygın doktrinler Proudhonculuk,Blanquicilik ve Anarşizmdi."

Marks, "Bakunin'in Devlet Ve Anarşi Kitabı Üzerine Düşünceler" adlı kitabında şunları söyler.
"Bakunin toplumsal devrim konusunda hiç bir fikre sahip değil,yanlızca bu devrimin siyasal laflarını biliyor;bu devrimin ekonomik koşullarının onun için hiç bir anlamı yok.Bundan önceki ister gelişmiş ister gelişmemiş,bütün ekonomik biçimlerin işçinin(ister ücretli işçi,ister
köylü,vb biçiminde olsun) köleleştirilmesini içermesinden ötürü,bir köklü devrimin bütün bu biçimler altında aynı derecede mümkün olduğuna inanıyor.  ...Bakunin'in toplumsal devriminin temeli,ekonomik koşullar değil,iradedir."(1)

Oysa Marks Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı ya önsözde Bakunin'in bu düşüncelerini şöyle eleştirir.
"Hiçbir toplumsal formasyon içinde barındırdığı üretici güçleri geliştirmeden ortadan kalkmaz.Yeni ve daha yüksek üretim ilişkileri,varoluşlarının maddi koşulları bizzat eski toplumun rahminde olgunlaşmadan asla ortaya çıkmaz."(2)
Ütopik Sosyalistler için Devrim ,var olan nesnellikten bağımsız,iradeye bağımlı olduğu için,Devrim'in ekonomik koşullarla,üretici güçlerin gelişimi ile,bu üretici güçlerin,verili üretim ilişkileri ile olan bağını yok sayarlar.
Onlar için Komünizme kadar olan tüm üretim biçimleri biribirinden farksızdır.
Onlar sadece elde edilen değerin paylaşımına ve bu paylaşıma neden olan mülkiyet biçimine takılıdırlar.
Bu nedenle de onlar için Kapitalizme uğramadanda,tarihsel gelişimin herhangi bir aşamasında Komünizme geçilebilir.
Bunun için inanmış,iyi örgütlenmiş bir SİYASAL İRADE yeterlidir.
Lenin Ütopik Ve Bilimsel Sosyalizm adlı yapıtında şöyle der;
"Bütün dünyada olduğu gibi,Rusya'nin ekonomik gelişimi feodaliteden kapitalizme doğru ve büyük ölçüde kapitalist makina üretiminden sosyalizme doğrudur.
Kapitalizmin dahada gelişmesinin dışında,büyük ölçüde kapitalist makina üretiminin dışında "farklı" bir sosyalizme geçiş yolu üzerine kurulan bütün hayaller,Rusya'da ya liberal baylarımıza ya da gerici küçük mülk sahiplerine (küçük burjuvaziye) vergidir.Hala sol narodniklerin kafalarını dolduran bu hayaller,yanlızca küçük burjuvazinin gericiliğini(geri niteliğini) ve zayıflığını yansıtır. "
"Marks'ın bütün yapıtlarının yansıttığı temel düşün,Marks'tan beri,bütün ülkelerde kanıtlanmış olan düşün,kapitalizmin feodalizme oranla İLERİCİ olduğudur.İşte yanlızca bu anlamdadır ki Marks ve bütün Marksistler(Rakitnovun çirkin ve saçma deyimiyle)" kapitalist ilmiği allayıp,pullarlar"!
Yanlızca tarihsel gelişimin koşullarını kavramayan anarşistler yada küçük-burjuvalar feodal bir ilmikten ya da kapitalist bir ilmikten söz edebilirler.;hiç fark etmez,çünkü ikisi de birer ilmektir!Bu, suçlama ile yetinmek ve ekonomik gelişmenin nesnel sürecini anlamamak demektir"
Feodalite yüzyılları,emekçi halk için uyuşukluk yüz yılları olmuştur.
Kapitalizm onyılları,milyonlarca ücretli işçiyi uyandırmıştır.
Sol -Narodnik tarikatının sayın bayları,sizlere sesleniyorum;bunu anlamak yeteneğinden yoksun oluşunuz,sosyalizmden hiçbir şey anlamadığınızı ya da sosyalizmi nesnel koşulların yarattığı bir milyonların savaşı olmaktan çıkarıp iyi niyetli bir ihtiyarın peri masalı haline sokmak istediğinizi gösterir."

Tüm bu yazılanlara karşın hala Lenini,Lenine rağmen Marksistmidir diye sorgulamak,onu bir batak olarak nitelediği Blanquizmle tanımlamak ,firar etmiş bir aklın ürünüdür.
Not;(1) ve (2) nolu alıntılar Yusuf Zamir'in Marks Gerçekte Ne Dedi adlı kitabından aktarılmıştır.

veda
« Son Düzenleme: 01 Ocak 2012, 13:37:01 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3352
ütopik sosyalizm bilimsel sosyalizm
« Yanıtla #1 : 07 Ocak 2012, 22:47:39 »
Sınıf Mücadelesini yadsıyanların,işçi sınıfının devrimdeki özne rolünü görmezden gelenlerin varacakları ve kendi çıkmazlarını örtecekleri son durakları köy komünleridir.
Onlar köy komünleri ile Komünizme varmayı düşünürler.
Aslında bugün belli çevrelerde etkin olan bu görüşün dayandığı temel , geçmişin Narodnik Hareketidir.
Nerdeyse bir asır öncesinde Lenin'in mahkum ettiği bu siyasal hareketin savunduğu düşüncelerin,aradan yüz yıl geçmesine karşın bugün yeniden ısıtılıp önümüze getirilmesi şaşırtıcı değildir.
Sınıf Hareketinin dibe vurduğu,gericilik dönemlerinde,yaşanan süreç içersinde Marksizm'e ters ayrık otlarının çıkması kaçınılmazdır.
Komünizmi olması gereken zenginliğin değil de,yoksulluğun paylaşımı olarak görenlerin,onun  üretici güçlerin gelişmişlik seviyesinin en üst seviyesinde yükselmesi gerektiğini yadsıyanların,dün olduğu gibi bugünde ortalıkta dolaşması son derece doğaldır.
Aslında Lenin'in bundan bir asır öncesi bile,hem de köylülüğün etkin olduğu bir Rusya'da, Köy Komünlerini nasıl ilkel bulduğunu,Köy Komünleri ile Komünizme varılamıyacağını aşağıdaki satırlar yeterince bizlere göstermektedir:

"Ülkemizdeki eskimiş çeşitli öğretilerin sağlam bir dayanak bulmalarının nedeni, doğal olarak, Rusya'nın geriliğidir. Bir yüzyılın son çeyreği süresince Rus devrimci düşünce tarihinin tümü, küçük-burjuva narodnik sosyalizmine karşı marksizmin yürüttüğü mücadelenin tarihidir. Rus işçi sınıfı hareketinin hızla büyümesi ve dikkate değer başarıları sonunda marksizm, Rusya'da da zafere ulaşmış iken, devrimciliği kuşku götürmeyen bir köylü hareketinin gelişmesi —özellikle 1902'de Ukrayna'daki ünlü köylü ayaklanmalarından sonra— ise, yaşı geçmiş narodnikliğin belli bir ölçüde yeniden canlanmasına neden olmuştur. Eski, süslü narodnik teorileri ile son moda Avrupa oportünizmi (revizyonizm, bernştayncılık ve Marx'ın eleştirilmesi), sözde sosyalist-devrimcilerin özgün ideolojik dağarcıklarının tümünü sağlarlar. Köylü sorununun, gerek saf narodnikler ve gerekse sosyalist-devrimciler ile marksistler arasındaki esas çatışma noktası olmasının nedeni budur.
Narodizm belli bir ölçüye kadar bütün ve tutarlı bir öğretiydi. Bu öğreti, Rusya'da kapitalizmin egemenliğini [sayfa 215] yadsıyordu; fabrika isçilerinin, bütün proletaryanın ön safta savaşçılığı rollerini yadsıdı; burjuva siyasal özgürlüğünü ve siyasal bir devrimin önemini yadsıdı; küçük tarıma dayanan köylü komününden kaynaklanan, ivedi bir sosyalist devrim önerdi. Bu teorinin bütünlüğünden bugün arta kalan, sadece kırıntılardır. Ama günümüzün karşıtlıklarını kavramak ve bu karşıtlıkların ağız kavgası haline getirilerek bozulmalarını önlemek için, insanın sosyalist-devrimcilerimizin hatalarının belli başlı genel narodnik köklerini daima anımsaması gerekir.
Narodnikler, mujiği, Rusya'da geleceğin adamı olarak düşünüyorlardı. Bu görüş, kaçınılmaz olarak onların köylü komününün sosyalist niteliğine olan sonsuz güvenlerinden ve kapitalizmin geleceği konusundaki güvensizliklerinden doğmaktadır. Marksistlere göre Rusya'da, geleceğin adamı işçiydi ve kapitalizmin gerek sanayi ve gerekse tarım alanındaki gelişmesi onların görüşlerinin gittikçe daha fazla doğrulanmasını sağlıyordu. Rusya'daki işçi sınıfı hareketi kendisini kabul ettirmiştir, ama köylü hareketine gelince, narodizm ile marksizmi birbirinden ayıran uçurum, bugüne dek onların bu hareketi değişik yorumlamalarında kendini göstermiştir. Narodniklere göre köylü hareketi marksizmin çürütülmesin! sağlar. O, doğrudan bir sosyalist devrimden yana olan bir harekettir; o, burjuva siyasal özgürlüğünü tanımaz; o, büyük değil, ama küçük üretimden kaynaklanır; sözün kısası, narodniklere göre, gerçekten, içten olarak sosyalist olan ve doğrudan doğruya sosyalist olan hareket köylü hareketidir. Narodniklerin köylü komününe olan sonsuz güvenleri ve anarşizmin narodnik damgası, bu türden sonuçların neden kaçınılmaz olduğunu tamamıyla anlatmaktadır."
(Küçük Burjuva Sosyalizmi Ve Proletarya Sosyalizmi-Lenin)
« Son Düzenleme: 08 Ocak 2012, 00:03:26 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET