Gönderen Konu: Komünist Esintiler  (Okunma sayısı 8831 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3544
Komünist Esintiler
« : 31 Ağustos 2011, 22:46:39 »
AYDINLIĞIN ÇOCUKLARI

Aydınlığın çocuklarıyız bizler
tarihin derinliklerinden süzülür geliriz.

Prometheus oluruz!
Çalarız ateşi tanrılardan
insanlığa sunmak için.

Spartakus oluruz,
Koca Romanın yüreğine korkular salarak
gösteririz bizi köle görenlere gücümüzü.

Kimi zaman Bedreddin oluruz.
Yepyeni bir dünyanın muştusunu sunarız Anadoluya.

Kimi zaman Pir Sultan oluruz.
Geçirilsede Banaz da boynumuza ilmik
haykırırız,ölüp,ölüp dirileceğimizi.

Mustafa Suphi oluruz.
Karadenizin karanlık sularında bir gece vakti
Kemal'in adamları katletseler de bizi
ışığımız aydınlatır o karanlık suları.

Nazım oluruz!
Mavi gözlerimizde umudun ışığı
kalemimiz bir mavzerden daha tehlikeli düşmanlar için

Deniz oluruz!
Giderken idam sehpasına
boşuna ararlar gözlerimizde korkunun izlerini.

Mahir oluruz Kızılderede!
Sevgilinin elini tutar gibi,sarılırız mavzere.
Kan kırmızı kızılcık şerbetini,bir su rahatlığıyla içeriz

İbrahim oluruz!
Doğrasalarda bedenimizi lime lime,
ser verip sır vermeyiz.
Davamız namusumuzdur
koruruz onu bir gül fidanını korur gibi

Bizler aydınlığın çocuklarıyız
Karanlığın üzerine doğduk,onun kabusu olduk

İnanıyoruz ve biliyoruz ki
Bizden sonra gelenler
Yakacaklar geleceğin o büyük ateşini.

veda
« Son Düzenleme: 08 Eylül 2018, 11:45:35 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3544
Komünist Esintiler
« Yanıtla #1 : 31 Ağustos 2011, 22:48:36 »
GECELER BİZİM


Gece ıssız bir o kadar da ürkütücü ...
Örtmüş siyah şalını bir yorgan gibi
aydınlığın üzerine.

Oysa geceler bizim...!
Gece yazarız aydınlık yazıları
karanlığın üzerine...

En güzel türküleri gece söyleriz,
yanan ateşlerin kızıllığında...

Her ateş bir isyan
Her isyan yürekte bir başkaldırı

Yürü be sevdiğim.
Alazlanmış yüreklerimiz
geceye inat
çıksın meydana...

Bak ateş böcekleri
korkuyormu karanlıktan...
Bırak korksun karanlık bizden.
Çekip alalım koynundan
bizim olan düşlerimizi...

Bunlar bizimkiler
dinle dağlardan gelen mitralyöz seslerini...

Az kaldı sevdiğim
birazdan gün doğacak.

Kızıl şafaklarda
yeni gün yeni umutlar doğuracak...

veda
« Son Düzenleme: 08 Eylül 2018, 11:49:47 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3544
Komünist Esintiler
« Yanıtla #2 : 31 Ağustos 2011, 22:51:01 »
Anlat Bana İki Gözüm

Anlat bana iki gözüm.
Anlat bana yaşama dair tüm bildiklerini.
Ama harbiden, delikanlıca

Gözlerime bak
yalın!
yalansız!
umarsız!
Ve başla anlatmaya

Işığı anlat
bilgenin yüreğindeki ışığı

Ateşi anlat.
Prometheusun tanrılardan çaldığı ateşi.

Serçeleri anlat.
Ölüme hoş geldin diyen serçeleri.

Anlat ki içimdeki ateş. tutuşsun
Anlat ki yüreğim koparsın zincirlerini
Anlat ki birleşelim sevgide ve emekte.

Sel olup akalım
Rüzgar olup eselim.
Güneş olup doğalım

Anlat be iki gözüm
anlat
ama yalın!
yalansız!
ve umarsız!
Delikanlı yüreğinle anlat.

veda
« Son Düzenleme: 08 Eylül 2018, 11:51:59 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3544
Komünist Esintiler
« Yanıtla #3 : 31 Ağustos 2011, 22:52:35 »
En Büyük Ateş!

Tanrılar yeniden aldılar insanoğlunun elinden ateşi
Yeryüzü koyu bir karanlığa gömüldü

Çiçekler açmaz oldu..!
su yürümez oldu..!
ağaçlar meyve vermez oldu..!

Uyandı karanlıklar prensi derin uykusundan
Gönderdi yeryüzüne zulüm ve vahşeti

Vahşet ve Zulüm melekleri indiler yeryüzüne
Başladılar yüreği aydınlık insanları bir bir katletmeye

Ölüm pusu kurmuştu her yana
Her köşe başında bir ölüm meleği bekliyordu
Yüreği aydınlık olanların yüreğindeki ışığı karartmak için

Dünya dünya olalı tanık olmamıştı böyle bir vahşete
İnsan insan olalı görmemişti böyle bir zulüm

Bu vahşete
Toprak ağladı..!
gökyüzü ağladı..!
tüm mahlukat ağladı..!
Kapkara bulutlar kan tükürmeye başladı

Mutluydu paranın tanrıları
Kadeh kaldırdılar zaferlerine
İnsan kanıydı içtikleri
Iraklı,Filistinli,Lübnanlı,Kürdistanlı çocukların kanı

Ne zaman sona erecekti bu kısır döngü
Ateş bir tanrıların eline geçiyordu,bir insanların
Prometheus kimi zaman,Spartakus oluyor,kimi zaman Bedreddin kimi zamanda Pir sultan

Oysa bu döngüyü kırmanın yolu ateşi onlardan alanları yok etmekti
Kalkmalıydı yeryüzünden paranın krallığı
O zaman prometheuslara da gereksinmeleri olmayacaktı

Onlardı karanlık bulutları bereketli yağmurlara çevirecek
Onlardı geleceğin en büyük ateşini yakacak

Onlar bir büyük ozanın dediği gibi
Havada kuş,
suda balık,
toprakta karınca kadar çoktular!

Doğruldular.
Eller kenetlendi
Yürekler aktı bir potaya

Eridiler tek yürek oldular
Yürüdüler tanrıların üstüne

Madem ki yaratan onlardı
Yokettiler paranın tanrılarını
Yeniden yaratmaya başladılar

Onların elinde
Yağmur bir başka yağmaya
Su bir başka akmaya başladı

Gökyüzü kurtuldu grinin kirliliğinden
Ağaçlar en güzel meyvelerini verdi

Toprak doğurdu aydınlığı
Karanlık sonsuzluğun derinliğinde yok oldu.

veda
« Son Düzenleme: 08 Eylül 2018, 11:55:35 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3544
Istanbul
« Yanıtla #4 : 14 Ekim 2011, 06:21:52 »
İSTANBUL

İstanbul koynunda denizin
sessiz ve sakin.

Dalgalar örtmüş her yanını
Bir koluyla Marmarayı sarmış
diğer kolu Karadenizde.

Her bacasından bir başka düş yükseliyor evlerinin
Her düş bir başka umut taşıyor derinliğinde

Kar yağıyor dışarda
sanki tüm çirkinlikleri örtermiş gibi
bembeyaz örtüsü şehrin üzerinde.

Işıltısı arttıkça şehrin
yürekler kararıyor .
Tüm çirkinlikler çıkıyor ortaya

O ışıltı altında cocuklar
soğuktan donmuş elleriyle
bir duman daha çekebilmek için birbirleriyle itişiyor.

O ışıltı altında orospular
bir gün daha fazla yaşayabilmenin pazarlığını yapıyor
sundukları etlerinin değerini paylaşarak pezevenklerle.

O ışıltı altında işkencedekilerin sesleri
yırtıyor gecenin karanlığını
her birinin sesi gecenin çığlığı olmuş
dağılıyor dört bir yana.

Hücredekiler biraz daha sokuluyorlar biribirilerine
sıranın ne zaman kendilerine geleceğini düşünerek.

Kurtlar sofrasında kuzular parçalanıyor
Her parçalanan kuzunun ardından
dişdeki ve eldeki kanlar temizleniyor
bir sonraki kuzunun parçalanışına değin.

Yinede İstanbul inanılmaz bir vurdum duymazlıkla
sessiz ve sakin koynunda denizin.

veda
« Son Düzenleme: 08 Eylül 2018, 11:58:39 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3544
Komünist Esintiler
« Yanıtla #5 : 18 Ekim 2011, 11:01:27 »
KOMÜNİST YÜREK!

Bu yürek benzemez diğer yüreklere, bir başka çarpar.
Bu yürek benzemez diğer yüreklere, bir başka akar kan.

Umut doludur bu yürek, ışık saçar karanlığın üzerine.
Sevgiyle örülmüştür duvarları bu yüreğin
Emekle yuğrulmuştur temelindeki harç.

Açıktır kapıları, insan olan insanlara
Giremez o kapıdan asla, paranın tanrıları.

Her çarpışında o yüreğin, duyarsın komün savaşçılarının ayak seslerini.
Dikilir karşına, gür sakalı ve tüm azametiyle Marks.

O yürekte Lenini görürsün, ilk sosyalist devrimi gerçekleştirmenin verdiği gururla bakar yüzüne
Kızıl bayraklı işçiler resmi geçit yapar önünde, burjuvaziyi alaşağı etmenin verdiği çoşkuyla.

O yüreğin bir köşesinde Lorca seslenir sana
İspanya iç savaşından süzülür gelir sesi NO PASARAN diye

O yürekte dolaşırsın Guevera ile Latin Amerika dağlarını
Devrimciler türküler söyler, mitralyöz sesleri arasında.
Öğrenirsin ölümün nasıl karşılanacağını .

O yürekte, Mustafa Suphi ve yoldaşlarının gülümsemesini görürsün.
Karadenizin derin, ve karanlık sularını aydınlatır sana.

Yürür Denizler boyunlarında, darağağacındaki ipten yapma şeref madalyalarıyla.

Kim demiş bu yürek durur diye!
Hangi güç durdurabilir bu yüreği!

Bu yürek başka yürek!
Bu yürek KOMÜNİST yürek!

VEDA
« Son Düzenleme: 01 Temmuz 2019, 11:24:45 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3544
Serçeler
« Yanıtla #6 : 01 Nisan 2012, 01:04:53 »
[SERÇELER

Tanrılar kararlarını vermişlerdi..!
En isyankar,yüreğinde en fazla umut taşıyan,en inanmış,en korkusuz serçeler yok edilecekti.

Geldiler...!
Bir gece ansızın geldiler..!
Kan uykulardan uyandırdılar serçeleri,tahta çarmıhlara gerdiler birer birer.

Avcıların,yüzleri yoktu,gözleri de.
Gözleri olmayanın göz pınarları da olmazdı ve o pınarlardan süzülecek bir damla gözyaşı.

Yarınsızdılar onlar..!
Biliyorlardı,yarınlarda olmayacaklarını.

Ne yapsalar,ne etseler,bir türlü tüketemiyorlardı serçeleri.
Her birinin ölümünde sanki binlercesi doğuyordu,yeni baştan.

Ve bir şeyin farkına vardılar.
Onlar her ölümde yeniden doğarken,kendileri yok oluyorlardı.

Serçeler,o hiç yitirmedikleri inançlarıyla,kararlı bakıyorlardı.
Ne ilk,nede son olacaklardı.
Her düşüşlerinde,binlercesi yerlerini alacaktı.

Onları asıl üzen,bu zulme duyarsız kalanlardı.
Işıktan sevgiden bahsedenlerin yüreklerinde,serçelere yer yokmuydu.
Serçeler bir bir yok olup giderken ,kulaklarına kurşun dökülmüştü onların,gözlerine perde inmişti.

Avcılar boşuna aradılar,serçelerin gözlerinde,korkunun izlerini.
En baştan beri hep görebilmek istemişlerdi bu hiçbir zaman göremedikleri ve göremiyecekleri korkuyu.

Ölüm serçeler için,bir ozanın dediği gibi tozlu bir yoldu.
Herşeyden önemlisi,bir önder serçenin söylediği gibi ona hoş geldin,sefa geldin diyebilmekti

veda
« Son Düzenleme: 08 Eylül 2018, 12:07:20 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3544
Komünist Esintiler
« Yanıtla #7 : 10 Haziran 2012, 23:42:32 »
Çocuklar Komünisttir!

Çocuklar,mavi gözlü,kara gözlü çocuklar.
Mavi gözleriniz tıpkı Nazım'ın gözleri
Umut dolu,aydınlık bakıyor geleceğe
Ya siz!
Kara gözlü çocuklar
Sizlerde görüyorum,isyanı ve onun yaktığı ateşi!
Düşlerimiz,düşleriniz.
Düşlerimizi taşıyorsunuz yüreklerinizde.
O saf,arı yüreklerinizde bir yer de bana verin.
Beni de katın saflarınıza
Beraber gülelim
Beraber ağlayalım
Birlikte duyalım isyanı ve direnişi
Birlikte yürüyelim,karanlığın üzerine
Hep beraber uzanalım aydınlık geleceğe
Çocuk yüreklerimiz hiç susmasın
Benim de yüreğim cocuk
Çünkü ben bir KOMÜNİSTİM.

veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3544
Ynt: Komünist Esintiler
« Yanıtla #8 : 06 Ocak 2013, 22:50:28 »
SESSİZLİK
Derin bir sessizlik,bir hiçlik
Dipsiz bir kuyu,sonsuzluğa uzanış
Yeniden dönüş başlangıç noktasına
Bu bir döngü,yaşamla,ölüm arasında

Bir sürü dönemeç kuşatmış her yanımızı
Her birinde bir başka yazgı,bir başka yaşam
Her biri bir yaşamın kırılma noktası.
Aslında yaşam bir tesadüfler yumağı

Dönemeçler bu yumakta birer düğüm olmuş
Yaşamın seyri bu düğümlerde kırılmış

Bu düğümlerde acı var
Bu düğümlerde ihanet

Her ihanet arkadan saplanan bir hançer
Her hançer yürekte açılan bir yara
Her yara yüreğin daha bir acıması

Acıdıkça yürek açar kapılarını
Akıt ateşini yüreğimin acıyan yarasına
Bırak dağlansın yürek
veda
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET